Azimet ÖZDEMİR MD

Genital Siğiller

Genital Siğiller

Kondilom nedir?

Kondilom( Condyloma accuminata) ya da HPV (Human Papilloma Virüs) enfeksiyonu sonucu genital bölgede oluşan genital siğillere (genital wart) verilen bir isimdir.

HPV genital bölge dışında da yaptığı cilt lezyonlarına da kondilom diye tanımlanır.

HPV Kondilom dışında hastalıklara yol açar mı?

HPV’nin yaklaşık 150 değişik alt grubu vardır.

Bunların 40-45 tipi genital bölgede yerleşmektedir.

Bu kadar çok alt grubu (Tip) olduğundan ‘düşük risk’ ve ‘yüksek risk’ tanımı yapılmıştır.

Düşük riskli tipler benign (iyi huylu) hastalıklar yaparken, yüksek riskli tipler malign (kötü huylu) patolojiler oluşturabilir.

Düşük Riskli Tipler:

Derin plantar(ayak tabanı) siğil (Tip1)

Yaygın vücutta rastlanan siğil(Tip 2, 4)

Düz cilt siğilleri(Tip 3, 10)

Genital siğiller (warts, anojenital siğiller, kondiloma; Tip 6,11)

Yüksek Riskli Tipler: Serviks (rahim ağzı) kanseri (HPV tip 16, 18, 45, 33, 31, 52, 58, 35), penis kanseri  (tip 16),vulva(tip 16) ve vajina kanseri, baş-boyun kanseri ve orofarinks (boğaz) kanseri.

Genital Siğil HPV Erkekte Kansere Yol açar Mı?                                   

Genital HPV enfeksiyonu ile genital malignite(kötü huylu) arasında yakın ilişki vardır. HPV tip 16 erkekte skrotal kanserlerde( skrotum, torba kanseri) de tespit edilmiştir. Penis kanserine de sebep olduğu bilinmektedir. Erkek üretrasında da virüs bulunabildiğinden, mesane kanserlerinde etyolojik ajan olarak araştırılmış, ancak HPV’nin mesane kanseri yapmadığı görülmüştür. Erkeklerde penis kanserine yol açabilen HPV ayrıca makat bölgesi civarında yerleştiğinde, makat ve kalın bağırsağın son kısmı olan rektum bölgesinde kansere de sebep olabilmektedir. Bunun dışında HPV, özellikle oral seks yoluyla erkeklerde damar, geniz, bademcik, dil, gırtlak kanseri ve bazı durumlarda yemek borusu kanserine de neden olduğu da bir gerçektir.

Her HPV enfeksiyonu mutlaka hastalık yapar mı?

Genelde birçok HPV tipleri ve enfeksiyonu herhangi bir hastalık belirtisi görülmeden geçirilir. Virusun bulaştığı kişinin bağışıklık sistemi bu HPV virüs tipi ile baş edebilir ve buna bağlı belirtiler ortaya çıkmadan virüs etkisiz hale getirilir. Ancak bu başarılı vücud savunması HPV’nin tehlikesiz olduğu veya olacağı anlamını ve sonucunu doğurmaz.

Kondilom nasıl bulaşır ve risk faktörleri nelerdir? 

Kondilom HPV virüsü taşıyan birisiyle girilen cinsel temasla bulaşabilir. HPV virüsü ilişki sırasında ciltte ortaya çıkan çok küçük mikroskopik yırtıklar ve sıyrıkların içinden ciltten cilde temas yolu ile bulaşabilir. HPV spermde spermde saptanmamıştır ve sadece temas ile bulaşabileceği düşünülmektedir.

Gebelikte kondilom hızlı bir seyir izler ve iyi takip edilmelidir. Doğum sırasında vajinada siğil varlığında bebeğe kondilom bulaşabilmektedir.

HPV enfeksiyonu ile ilgili en önemli risk faktörleri yaş ve seksüel partner sayısıdır. Hastalık en çok aktif cinsel dönemde görülür. Ley ve ark. bir çalışmada 22-23 yaşındaki kadınlarda %55, 30-50 yaşlar arasında %32 oranında HPV enfeksiyonu görüldüğünü bildirmişlerdir .Partner sayısı ile HPV enfeksiyonu sıklığı arasında ilişki olduğunu söyleyenlerin yanında hiç ilişki olmadığını iddia edenler de vardır . Ley ve ark. hiç cinsel ilişkisi olmayan kadınlarda dahi %20 oranında HPV enfeksiyonu saptadıklarını bildirmişlerdir. Enfekte kadınların erkek partnerlerinde asetik asit testi ve penoskopi ile %40-50 oranında HPV ile ilgili lezyon gösterilmiştir.

Kondilom belirtileri nelerdir?

Kondilom belirtileri hastaların çoğunda 1-6 ay içinde başlasa da birçok hastada yıllar sonra da ortaya çıkabilmektedir.

Belirti olarak genelde dış genital bölgede küçük siğiller ortaya çıkar. Siğilleri gözle görülebilir ya da elle hissedilebilir. Tedavi olunmadığı siğiller hiçbir değişikliğe uğramadan uzun bir süre kalabilir, ancak bu durum nadirdir. Genelde sürekli olarak büyüme ve yayılma eğilimleri vardır.

Kondilomlar pembe-beyaz renkli, yumuşak kıvamda, karnıbahar benzeri oluşumlar olup tek ya da grup halinde olabilirler. Bazen de düz olarak bulunurlar. Nadiren vajina içinde, makat çevresinde ağız ve boğazda da görülebilirler. Kondilomda ağrı olmaz, fakat kaşıntı ve yanma görülebilir.

Kondilom tanısı nasıl konur?

Hastanın siğillerde şüphe etmesi üzerine tanı doktor tarafından yapılan muayene esnasında lezyonların görülmesi ile konur. Ancak kesin tanı için HPV-DNA bakılarak Tipleri de belirlenir.

Vajinal pap-smear alınarak şüpheli vakalarda(ASCUS) yine HPV-DNA bakılır.

Kondilom takibi nasıl yapılır?
Kadında kondilom takibi önemli olduğu kadar, taşıyıcılık açısından erkekte kondilom takibi tedavisi de önemlidir. Kadınlarda smear testi de kondilomların tanı ve takibinde serviks kanseri açısından önemlidir. HPV taşıyıcılığı olan kadınlar 6 ayda bir pap-smear testi yaptırmalıdır. Partner tedavisi önemlidir, kondilom tanısı konan kişilerin partnerleri de mutlaka muayene olmalı ve gerekir ise tedavi edilmelidir. Çünkü tedavi edilmemiş bir eş enfeksiyonun sürekli yeniden bulaşmasına neden olabilir ve kesin tedavi yapılmamış olur.

Kondilom tedavisi erkekte ve kadında nasıl yapılır?

Kondilomlar genellikle tedavi şekline bağlı olmak üzere birden fazla tekrarlayabilirler ve her tekrarda tedavi edilmesi gerekir.
Kondilom tedavisinde en çok uygulanan yöntem kondilomların yakılmasıdır. Kondilom yakma işleminde ise koter, leep cihazı veya lazer uygulanır.

Ayrıca krioterapi de etkilidir. Krioterapi; siğillerin dondurulması işlemidir, krioterapi cihazı ile sıvı nitrojen ya da karbondioksit kullanılarak yapılır.

Çok büyük kondilomlarda cerrahi olarak çıkartılma(eksizyon) gerektirir. Aynı anda koterizasyon da yapılır.

Kondilom dondurma hariç diğer işlemler için lokal ya da tercihan genel anestezi uygulanır.

Kondilom ilaçları nelerdir? Etkili midir?

1)Podofilotoksin %0,5 solüsyon:

Podofilin, Podophylum peltatum bitkisinden elde edilen bir ekstredir. Podofilotoksin ise podofilin karışımı içinde bulunan aktif madde olup antimitotik özelliklere sahiptir. Mitoz sırasında mikrotübüllere bağlanarak hücresel bölünmeyi engeller. Özellikle anogenital siğillerin( verrukaların) tedavisinde kullanılır. Uygulamada lezyonların üzerine bir fırça yardımıyla sürülür ve 1-6 saat yıkanmadan bekletildikten sonra yıkanır. Stratum korneumun kalın olduğu lezyonlarda etkinliği azalacağından, keratolitiklerle birlikte kullanılabilir. Yapılan bir klinik  çalışmanın sonuçlarına göre hastalardaki lezyonların temizlenme oranı %66 ile %79 arasında değişmektedir; fakat 9 ay içinde %22 oranlarında nüks görülmüştürYan etkileri arasında lokal irritasyon, steril püstül oluşumu ve bakteriyel infeksiyonlar sayılabilir. Yaygın lezyonlarda kullanıldığında sistemik dolaşıma geçip mide bulantısı, kusma, konfüzyon, böbrek yetmezliği, paresteziler, lökopeni ve koma gibi semptomlara yol açabilir. Teratojenik ve mutajenik etkileri nedeniyle hamile kadınlarda kullanılmamalıdır. Sadece bir hekim tarafından uygulanan bu yöntem nadir tercih edilmektedir. Bazen bizler de küçük kondilomlarda diğer tedavi yöntemlerini takiben uygulamaktayız.

2)Bikloroasetik veya trikloroasetik asit %35-85

3) İmikimod, vücudun bağışıklık tepkilerini değiştren bir ilaçtır.

İmikimod topikal aşağıdaki durumlar ile ilgili bir ilaçtır:

  • Cildi ince yaşlı kimselerin güneşe maruz kalan yüz ve ellerinde ortaya çıkan siğil benzeri kanser öncesi yaralar (aktinik keratoz);
  • 12 yaş ve üstündeki kişilerde dış üreme organları (dış genital) ve anüs çevresinde görülen siğiller;
  • Cerrahi tedavi yöntemlerinin daha az uygun olduğu ve hastanın izlenebildiği durumlarda; gövdede (üreme organları ve anüs bölgesi hariç), kollarda ve bacaklarda (eller ve ayaklar hariç) ya da boyunda bulunan; biyopsi ile tanısı konmuş ve çapı en fazla 2 cm olan; cilt kanserinin daha hafif bir türü olan yüzeysel bazal hücre karsinomların*

(*bazal hücre karsinomu: Üstderi veya saç köklerinin bazal hücrelerinden türeyen, bulunduğu bölgede yayılma gösteren fakat nadiren bulunduğu bölgeden vücudun diğer bölgelerine sıçrama özelliği gösteren, yavaş büyüyen bir tümör.)

İmikimod topikal dış üreme organları (dış genital) ve anüs çevresinde görülen siğiller için kökten bir tedavi değildir.

İmmiquimod %5 krem.

Kondilomlardan korunma

Genital kondilom riski ve tekrarlarının azaltmanın en etkili yolu birden fazla sayıda partner ile birlikte olmamaktır yani güvenli cinsel hayattır. Prezervatif kullanımı en etkili önlem yol gibi görünse de HPV bulaşmasına karşı tam koruma sağlamaz, çünkü siğiller kondomun kapladığı alan dışında da bulunabildiğinden etkisiz kalabilir. Buna rağmen pezervatif kullanılmalıdır çünkü HPV ile birlikte diğer cinsel ilişki ile geçen hastalıklar da olabileceği için koruma önemlidir. Diğer bir yöntem HPV aşısıdır.

Hangi HPV Aşısı Seçilmeli?

Yakın zamanda HPV’den koruyucu ‘Dörtlü Aşı’ ve ‘İkili Aşı’ bulunmuştur.

Dörtlü aşı quadrivalan aşı olarak bilinir(ticari ismi “Gardasil ™” ). FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Teşkilatı), haziran 2006’da Gardasil’in ergenlik dönemden itibaren kullanılmasına onay vermiştir.

İkili aşı ise bivalan aşı olarak geçer(ticari ismi “Cervarix ™” ). FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Teşkilatı), ekim 2009’da Cervarix’in ergenlik dönemden itibaren kullanılmasına onay vermiştir.

Yapılan çalışmaların çoğunda her iki aşı da yüksek etkinlik, güvenirlilik, immünojenite (bağışıklama), uzun süreli koruma ve immün bellek geliştirme açılarından güçlü kanıtlara sahiptir (Harper ve ark., Garland ve ark., 2007; Paavonen ve ark., 2007; Future II Çalışma Grubu, 2007).

Gardasil ™ HPV tiplerinden Tip 6, 11, 16 ve 18’e karşı koruma sağlarken, cervarix ™ yalnızca Tip 16 ve 18’e karşı koruyucudur.

Gardasil ™ yapılan bir çalışmada karşı koruma (cross protective) özelliği ile HPV Tip 31’e karşı da koruma sağlamaktadır. Tip 31 Avrupa’da Tip 16’dan sonra en sık rahim ağzı kanseri öncüsü durumlara sebep olan HPV tipidir(http://www.medicalnewstoday.com/articles/121461.php). 

HPV Tip 16 ve 18 tüm serviks kanserlerinin % 70’inden sorumlu olduğu iddia edilir. HPV aşıları da HPV ile karşılaşmamış kişilerde serviks kanser ve prekanseroz(kanser öncüsü)durumların önlenmesinde etkindirler.

Dörtlü aşı HPV Tip 6 ve Tip 11’e karşı da etkili olduğu için Tip 6 ve 11’e bağlı CIN (prekanseroz lezyon; Cervix Intraepitelyal Neoplazi) lezyonlarında da etkindirler.

Her iki aşı da HPV enfeksiyonlarını tedavi etmez, yalnızca bu virüs tipleri bulaşmadan önce koruma sağlar. Ne yazık ki günümüzde  ‘tedavi edici HPV aşıları’ yoktur.

Tüm hastalık ve kanserlerde olduğu gibi düzenli doktor muayanesi ve kontrolü çok önemlidir.

Gardasil ™ genital siğile (genital wart ) karşı da etkili midir?

Gardasil ™ genital siğillere karşı da ekstra koruyuculuk sağlamaktadır. Son yıllarda toplumun % 1-2 arasında görülen genital siğiller genellikle cinsel ilişki ile bulaşmaktadır.

Genital kondilom tedavisi sonrası partner(eş) nasıl korunabilir?

Dörtlü HPV aşısı ‘Gardasil’ erkekler için de kullanılmaya başlanmıştır, HPV’ye karşı önlem alınabilir.

Genital siğillerdeki etkinliğinden dolayı dörtlü aşı erkeklere de yapılabilir. İkili aşının ise yapılmasının anlamı yoktur.

Batılı ülkelerin bir kısmında(Avustralya ve Kanada) dörtlü aşı, erkeklere de ergenlik sonrası standart aşılama programlarına girmiştir.

HPV Aşıları Kullanım Şekilleri

Dörtlü aşı koldan kas içine(i.m) üç doz halinde 0.-2.-6. Aylarda yapılır (ilk dozdan 2 ay sonra 2. doz, ilk dozdan 6 ay sonra 3. doz yapılmalı).

İkili aşı koldan kas içine üç doz halinde 0.-1.-6. Aylarda yapılır ( ilk dozdan 1 ay sonra 2. doz, ilk dozdan 6 ay sonra 3. doz yapılmalı).

Aşılar hangi yaş grubunda yapılmalıdır?

HPV aşıları ideal yapılma yaşı 9-26 yaş arasıdır. Ama en ideali hiç cinsel ilişkiye girmemiş kişilere yapılmasıdır.

Ancak aşılar şüpheli durumlarda her yaşta yapılabilir. Ancak yaş ilerledikçe koruyuculuk azalmakta ve HPV’ye maruz kalma olasılığı arttığı için etkinlik olasılığı azalmaktadır. Yine de, geç yaşlarda yapılmasının bir riski bulunmamaktadır, 40 yaşında dahi yapılabilir.

Kondilomların kesin tedavisi var mıdır?

Tedavi ile HPV virüsünü yok etmek mümkün değildir. Tedavi sadece kondilomları ortadan kaldırır. HPV’i tamamen yok eden bir ilaç henüz mevcut değildir, önemli olan virüse ve virüsün risklerine karşı önlem almaktır. Virus vücutta ömür boyu kalıcı değildir, bağışıklık sistemi kişiden kişiye ve virüs tipine bağlı olmak üzere yıllar içinde ortadan kalkmaktadır.